Her diyalog bir güç gösterisidir. Her 'ben' diye başlayan konuyu kendine çekmek ister. Kimsin sen? Soran yok. Peki ya ikili ilişkilerde durum nedir?
Bir kadın bir erkek bir ilişkiye başlarlar. O tatlı aylarda kadın mini mini, tatlı tatlı görünür; erkek biraz sahiplenmiş görünüş ve biraz nezaketle olayı kapatır. İşin temeline inince aslında erkek egemenliğini kadına uygulamaya başladığı görülür. Kadın ebeveynlerinden gördüğü ilişki biçimine göre ya bu egemenliğe boyun eğer ya da sert bir tavırla başkaldırır.
Boyun eğdiğinde olacaklar çok açıktır: erkek daha baskın olmaya başlar, velev ki evlilik oldu; evin işleri kadına kalır. Bir de çocuk doğdu mu eyvah kadının haline. Bir tarafta çocuğunu terbiye etmeye çalışan anne; bir tarafta çocugu "Ne olacak ya!" diye hunharca şımartan baba. Bir tartışmada kadının klasik "Aman bey yapma" cümlesi. Sizi bilmem ama bana çok iç karartıcı geliyor.
Bir de diğer senaryoya bakalım: Kadın başkaldırısıyla erkeği anlık durdurur. Erkek neye uğradığını şaşırır, anlık susar. Tabii bazı erkekler var, ki bunlar tanrıdan dokunulmaz olduğunu sanır, kükrer ve kadını defeder. Biz ilk karakteri ele alalım: söz geçiremeyeceğini anlayan erkek birkaç denemeden sonra ya durumun eşitliğini ya da kadının üstünlüğünü kabullenir. Velev ki evlilik oldu: işler eşit bir şekilde ilerler. Çocuk olduğunda belirli bir stratejiyle çocuk yetiştirilir.
Bir kadın olarak kadınların güçlü olduğunu hatırlamasını istiyorum. Unutulmasın ki bir şey paylaşamadığın, korktuğun bir insanla değil ömür, bir gün geçmez. Ve yine unutulmasın, dünyada tek o yok, bir sürü seçeneğin var. Böyle bir baskı yaşıyorsan kaç ordan, kurtar kendini.
12 Nisan 2017 Çarşamba
Başkaldırı
Kadın
Bugünün çalışması kadınlar ve cinsiyetçilikle alakalı. Bildiğimiz üzere dünya üzerinde yaklaşık olarak eşit sayıda kadın ve erkek bulunuyor. Bu erkeklerden kaçı kadınları dövüyor? Kaç kadın bakire muayenesine zorunlu bırakılıyor? Kaç kadından namus soruluyor? Kaç kadın okuyabiliyor, yazabiliyor?
Türkiye şartlarında kadın olmak zor. Toplumsal cinsiyetçilik dediğimiz kavram bizi etek giymeye, tırnak boyamaya, saç uzatmaya zorlarken bir yandan da erkek gözü dediğimiz bakış açısı işin içine giriyor. Bizden baskıyla güzel olmamız isteniyor, aynı zamanda da onlara göre giyinmemiz. Bazıları bizi kısacık etekle, dekolte kıyafetlerle görmek istiyor. Aynı kişiler böyle kadınları tenhada sıkıştırmak ve kadınlara cinsel tecavüz etmek görevini benimsemiş görünüyor. Yani kısa ve seksi giyinirsen tecavüze uğrarsın demek oluyor. Düğmeleri sonuna kadar ilikli bir gömlekle de tecavüze uğrayabilirsin. Bir farkı yok. İkisi de baskı altında çok açık ya da çok kapalı giyinmiş iki kadının başına gelenler.
Ne yapmak gerek; kendin olmak ve kendine güvenmek gerek. Kendine ben buyum diyebileceğin kıyafetler al, o tür müzikler dinle, seviyorsan dans et, istiyorsan makyaj yap. Her yaptığında yüzün gülecek işlere giriş ve korkma. Hatalar insanı büyütür, hatasız insan daha güçsüzdür. Kadın olduğun için de utanma, ünlü bir sözdür; Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu.
Türkiye şartlarında kadın olmak zor. Toplumsal cinsiyetçilik dediğimiz kavram bizi etek giymeye, tırnak boyamaya, saç uzatmaya zorlarken bir yandan da erkek gözü dediğimiz bakış açısı işin içine giriyor. Bizden baskıyla güzel olmamız isteniyor, aynı zamanda da onlara göre giyinmemiz. Bazıları bizi kısacık etekle, dekolte kıyafetlerle görmek istiyor. Aynı kişiler böyle kadınları tenhada sıkıştırmak ve kadınlara cinsel tecavüz etmek görevini benimsemiş görünüyor. Yani kısa ve seksi giyinirsen tecavüze uğrarsın demek oluyor. Düğmeleri sonuna kadar ilikli bir gömlekle de tecavüze uğrayabilirsin. Bir farkı yok. İkisi de baskı altında çok açık ya da çok kapalı giyinmiş iki kadının başına gelenler.
Ne yapmak gerek; kendin olmak ve kendine güvenmek gerek. Kendine ben buyum diyebileceğin kıyafetler al, o tür müzikler dinle, seviyorsan dans et, istiyorsan makyaj yap. Her yaptığında yüzün gülecek işlere giriş ve korkma. Hatalar insanı büyütür, hatasız insan daha güçsüzdür. Kadın olduğun için de utanma, ünlü bir sözdür; Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)